7 Ara 2010

Son Hava Sıçıcı

Avatar, Şubat 2005 yılında TV de (Nickelodeon) yayınlanmaya başlamış ve bir çok ödül toplamış, Amerikan kaynaklı, Kore destekli bir çizgi film serisinin sinemaya uyarlanmış hali kısaca. Çok bilindiğini düşünüyorum, o yüzden kısaca bilgi vereyim yapım hakkında:
Hikayeyi anlatış tarzına göre, sezon olarak bildiğiniz kavram burada "book" (kitap) olmuş ve bir elementin ismiyle anılıyor.
Asyanın geniş bir coğrafyasında ( ve hatta Antik Roma'da ve hatta Tasavvuf ve hatta divan edebiyatında (İskender Pala: 4 Güzeller kitabını inceleyebilirsiniz)) temel olarak görülen temel elementler olan; su, ateş, hava ve toprak üzerine kurulmuş bir hikaye Avatar.
Element bükme (bükme biraz garip kalıyor ama tam Türkçe'si bu, biraz şekil verme manası taşıyor) ise aslında bilinenin aksine Avatar ile ortaya çıkmış bir kavram değil. Her bir element bükme, uzakdoğu felsefesinde zaten var olan, hatta birer Kung-Fu tekniği olan yöntemler. Merak edip araştırmak isteyen olursa bir kaç anahtar kelime yazabilirim:

Su bükme (waterbending)-Tai Chi
Toprak Bükme (earthbending)-Hung Gar
Ateş Bükme (firebending)-Northern Shaolin
Hava bükme (airbending)-Ba Gua

Ben de mesela burada açıkça görülüyor ki bir "ana konu bükme" uzmanıyım. Daha filme gelemedim, uzaklaştıkça uzaklaştım.. Tamam durun toparlayacağım...

Last Air Bender duyurulduğu zaman (Avatar- The Last Air Bender olursa animasyon, sadece Last Air Bender derlerse film kastediliyor, bunu da burada öğrenin) hayranları tarafından çok ciddi heves uyandırdı . Sadece 6-12 yaş grubu düşünülerek hazırlanan çizgi filmi beklenenin çok çok üstünde ve her yaş grubunda hayran kitlesi yaratmıştı kendine. Lord Of The Rings üçlemesinden beri ciddi ve kaliteli bir yapımla tatmin olamayan fantastik sinema severler, filmin haberini (bende dahil) coşkuyla karşıladı. Yurt içi, temsilcilikler ve yavru vatanda etkinlikler düzenlendi vs vs.. Çok sevindik anlayacağınız.


Ancak filmle ilgili ilk duyumlar geldiğinde, yönetmenin M. Night Shyamalan olduğu kesinleşti ve benim zaten o dakika filimle bir ilgim bir umudum kalmadı. Tabii benimle birlikte, Shyamalan'ın hem yazıp hem yönettiğini öğrenenler ilk darbesini aldı, ikinci darbe ise oyuncu kadrosu açıklanınca yaşandı. Yayınlanan film fragmanı ise "fatality" olarak son darbeyi bize vurarak gözlerimden ince bir yaş gelmesine sebep oldu.

Film konu olarak animasyonu ile paralel gidiyor, tabii süre sınırlı olduğu için biraz sıkıştırılmış biçimde. Üçlemenin ilk parçası, Water (hava) hakkında ve Avatar olduğu düşünülen Aang'ın, kendi fantastik dünyasındaki ulusları (hava, su , toprak) zalim ateş ulusu kralı ile yaptığı mücadeleyi anlatıyor.

Konuyu hiç bilmiyorsanız belki kısa bir özetin faydası olur. Bahsi geçen fantastik dünyada, hava, ateş, su ve toprak elementlerinden isimlerini alan 4 ulus ve görülemeyen bir "ruhlar alemi" yaşamaktadır. Her ulusta, ait olduğu ulusun elementini bükebilen savaşcılar yaşamakta ve çok saygı görmektedir. Ancak her defasında farklı reenkarnasyonda ve farklı bir ulusta başka başka isimlerle doğan Avatar, bütün maddeleri bükebilme ve ruhlarla konuşma yetilerine sahiptir ve bu yüzden çok özeldir. Ateş ulusu , zalim kralları ile bu barış dolu dünyada hakimiyet kurmak ister ve diğer uluslara saldırır. Hatta, yeni Avatar'ın hava bükücülerden geleceğini bildiği için bütün hava bükücüleri öldürür. Ama şans eseri kurtulan Aang, son hava bükücüdür ve Avatar'ın en son doğmuş halidir.

IMBD film sayfasında, filmin hakkını vermişler, daha da üstüne bir şey söylemeye gerek yok.. Bol bol efekte boğulmuş filmde (ki bence efektler de başarısız) animasyonunun aksine sıkıcı, bozuk ve etkisiz bir hava hakim. Zaman geçirmek için bile izlemeye değmez.



FriendFeed Yorumları:

1 yorum :

  1. Fragmanı güzelmiş.Son cümlen yeterli sanırım.

    YanıtlaSil

Sevdiysen paylaş.