2 Eki 2010

Kick Ass


Marvel adı geçince bünyenizde bir kıpırdanma mı oluyor? Peki süper kahramanlar, fantastik dünyalar, kötü ve iyinin çarpışması deyince kulaklarınızı dikip dikkat mi kesiliyorsunuz? Gelin o zaman yamacıma, anlatacak bir şeylerim var size..
2008 Nisan ayında Marvel tarafından Kick-Ass serisinin ilk bölümü yayınlandığında "super hero" hayranları beklediklerinden çok daha farklı bir kahramanla karşılaştılar. Süper güçleri olmayan (ki bu olabilir aslında, başka örnekleri çok) ve daha da ilginci, süper kahramanlığı beceremeyen bir süper kahraman. Gerçi tersten bakarsak, diğer süper kahramanların da çoğu, hatta özellikle en popülerleri, gerçek hayatlarında şaşkın, başarısız bir profil çizerler (superman, spider man vs) .. Ancak kostümü giydikleri anda bambaşka bir kişiliğe bürünürler ve harika yaratırlar. Bu belki hayal kurmayı kolaylaştırıp, sıradan insanların da kendilerini süper kahraman olarak hayal etmesine olanak tanır. Hali hazırda Bruce Wayne değiliz ki hepimiz Batman olabilelim değil mi? Ama kostümü giymesine rağmen süper kahramanlıkta pek de başarılı olamayan (buraya bir soru işareti koyacağım, bu tartışılır) kahramanımızın hikayesi tuttu ve serinin 8 bölümü yayınlandı. (Buraya bakabilirsiniz) . Hatta bu yetmedi, düşük bütçeli de olsa bir filmi çekildi ve oldukça başarılı bir hasılat elde etti.
Filme gelecek olursak, yönetmen kolduğunda aksiyon sahnelerine alışık bir yönetmen Matthew Vaughn oturuyor. Kadro ise kalabalık, Kick-Ass/Dave Lizewski rolünde Aaron Johnson var. Big Daddy karakterinde ise artık her yerde karşımıza çıkan Nicholas Cage var. Gerçi çizgi romandaki tipe pek uymamış ama uysa da koyduk uymasa da demiş yapımcılar sanırım.

Filmin konusu kısaca şöyle: Lisede okuyan Dave bir çizgi roman hastasıdır ve sıradan bir insanın da süper kahraman olup insanlara yardım edebileceğine inanmaktadır. Bu fikri saçma bulan arkadaşlarına rağmen kendisine yeşil bir dalgıç kıyafetinden bozma bir kıyafet edinir, ve sopasını alıp suçlu avına çıkar. İlk denemesi tam bir fiyasko ile sonuçlanacak ve hastanelik olacaktır. Ancak bu kahramanımızı yıldırmaz, ağaçtaki kedileri kurtarmak vs gibi küçük işlerle de olsa süper kahramanlıktan vazgeçmek istemez. Bir gün bir çetenin kovaladığı adama yardım ettiği görüntüler amatör bir kamera ile çekilip Youtube da yayınlanmasıyla ülke çapında bir kahramana dönüşür. Bu ünü underground çalışan Baba-Kız süper kahramanın ve bir suç çetesinin de ilgisini çekecektir.

Bundan sonra filmimizde gerçek süper kahramanlar ve gerçek kötüler vardır ve aksiyon başlar. Film zevkinizi kaçırmamak için devamını anlatmayacağım.
Sinemalarda sadece "super hero" kahramanlarının ilgisini çekmeyi bekleyen film beklenenin üstünde bir ilgi yaptı. Bunda aksiyon sahnelerinin etkisinin olduğunu söylemek mümkün. Ancak tabii ki bir çok hayran çizgi romandaki kadar bol ve kanlı aksiyon sahnesinin olmamasından gene de şikayet etti. İkinci filmin de gündemde olması yeni seride bu konuda ne yapacaklarını gösterecektir bize.

Kıyafetler, kostümler ve sahneler oldukça başarılı. Bunun üstüne temponun dengeli olarak filme yayılmasını, sürükleyiciliğini de eklersek bence uzun zamandır izlediğim süper kahraman filmlerinin en iyisi diyebilirim rahatlıkla. Özellikle hit girl karakteri aksiyonları ile filmi boyamış diyebiliriz.

Kick-Ass filmi için, severek takip ettiğim ve konusunda benden daha uzman:) "kahramanlar sinemada" blogunu ziyaret edip, neler söylenmiş neler yapılmış ayrıntılı inceleyebilirsiniz. >>>buradan

1 yorum :

  1. http://kahramanlargercek.blogspot.com/ serdar bi ugramanı tavsiye ederim

    YanıtlaSil

Sevdiysen paylaş.