2 Eki 2010

Hot Tub Time Machine- 80'leri özleyenlere

Komedi filmlerinden genelde uzak durmuşumdur, kötüsü hiç çekilmez, bir de insan herkesin güldüğü şeye gülmeyince kendisini elit bir yaratık gibi hisseder ki iğrenç bir duygudur. Hot Tub Time Machine de afiş, konu ve kadro olarak benzer biz çizgide göründü ama hakkındaki güzel eleştirilere dayanamayıp seyretmeye karar verdim iyi ki yapmışım.
Kısaca film künyesinden bahsedeyim. Yönetmen koltuğunda Steve Pink oturuyor. John Cusack, Clark Duke, Craig Robinson, Rob Corddry filmin ana karakterleri.
80'li yıllarında çok iyi arkadaş olan üç kişi, yeni zamanda tam bir loser olmuşlardır ve artık görüşmüyorlardır. Hepsi de kendi hayatlarını kurmuş, ama hiç birisi istediği gibi yaşamamaktadır.

Adam (Cusack) karısı tarafından terkedilmiş, oğlu Jacob ile kalmıştır. Nick (Robinson) ise bir müzik aşığı olmasına rağmen karısına olan sevgisinden dolayı onun istediği gibi düzenli bir işte düzenli bir hayat yaşamakta, buna rağmen bir gün karısının kendini aldattığını farketmiştir. Lou (Corddry) ise tam bir eğlence adamıdır, ama yalnızdır ve kimse onu istemez..Jacob (Duke) ise tam bir new age çocuğudur. Kafasını video oyunlarından hiç kaldırmayan, iletişimi zayıf, asosyal bir profil çizer.

Arkadaşlarından Lou bir gün çok alkollü bir şekilde arabayı garaja sokup sızar kalır, egsoz gazından zehirlenmiştir ama herkes intihar ettiğini sanır. İki arkadaşından başka kimsesi yoktur ve doktorların ricası ile bu üç arkadaş ve birisinin oğlu, gençliklerinde eğlenmeye gittikleri bir kayak merkezine kafa dinlemeye ve biraz eğlenmeye giderler.

Artık hiç birisi yıllar önceki teenage değildir, zevkleri , eğlence anlayışları, hayata bakışları değişmiştir. Kaldıkları ilk gece hep beraber bahçedeki jakuziye girerler ve bol bol alkol alırlar. Uyandıklarında ise kendilerini 1980 yılında bulurlar. Dört kişi o zamanki hallerine dönmüşlerdir , ve filmlerden öğrendikleri kadarıyla eğer zamanının akışını değiştirmek istemiyorlarsa o sene ne yaptılarsa aynısını yapmak zorundadırlar.

Bu içi geçmiş dört kişinin , seksenli yıllardaki bir partide yaptıkları, geri dönmeye çalışmaları filmin ana konusu. Yanında da garnitür olarak bol bol gönderme var, seksenli yılların klişeleri, filmleri (özellikle elbette Back to the Future göndermesi dolu) ve yaşam tarzına göndermeler dolu film özellikle eğlenmek için bire bir. Filmde ne yönetmenin kattıklarını arıyorsunuz, ne mantık hatalarını takip ediyorsunuz, ne kurguya takılıyorsunuz. Safi bir eğlence, başlıyor ve bitiyor, yüzünüzde de güzel bir tebessüm kalıyor. Eğer istediğiniz kafa boşaltmaksa kesinlikle tavsiye ederim. Bol bol erotik ve hardcore espriler barındırıyor film söylemeden geçemeyeceğim, o yüzen dublal değil orjinal dilinde izlemeye çalışın.



1 yorum :

Sevdiysen paylaş.