7 Ağu 2010

Kiss Kiss Bang Bang- Muck Muck Muck

Çok uzun süredir bekleme listedinde yer alan bu filmi nihayet izleyebildim (2005 yapımı bir film olduğunu düşünürseniz ne kadar beklettiğimi siz düşünün artık)

Kiss Kiss Bang Bang , tarz olarak aksiyon, komedi olarak etiketlendirdim ama tam olarak "Film Noir" kelimesine uyan bir yapım. Fransızca "kara film" manasındaki bu kelime kara mizah olarak çevriliyor genelde Türkçe'ye. İroni merkezli bu film tarzında, ironi kelimesi daha çok dalga geçme ve aşağılamaya yakın duruyorsa bu durumda da "Tongue in cheek" deniyor ki bu terimin sanırım Türkçe'de bir karşılığı yok. "Yanaktaki dil" olarak çevriliyor tam olarak. "Şaka yollu" ya da " geyiğine" dersem belki biraz daha oturur kafanızda. Yani ince espriler yerine açık açık klişelerle dalga geçmek, bunu "dillendirmek" tercih edilmiş. Bu da ironiden çok daha zor, ayarını tutturmak için çaba isteyen bir tarz.

Filmin yönetmeni Shane Black , daha önce Mel Gibson'un Lethal Weapon serisi ve Bruce Willis ile, Last Boy Scout gibi, aksiyonun en iyileri sayılabilecek filmlerin senaristi. Bu da filmde kendisini çok iyi hissettiriyor. Dalga geçilen klişelerin, zaten en başta kendi ürünleri olması da filme apayrı bir tat vermiş. İlk yönetmenlik denemesi olmasına rağmen, oldukça ustaca bir iş çıkarmış.

Harry rolünde Robert Downey Jr. , Gay Perry olarak Val Kilmer ve Harmony rolünde güzel popolu Michelle Monogan oynuyor. Kadro zaten kendini anlatıyor bu konuda pek bir şey söylemeye de gerek yok. Başrolde Robert Downey Jr. var ve olayları onun ağzından dinliyoruz. Klasik bir anlatıcıdan farklı olarak arada bir şeyleri unutacak daha da ilginci size soru soracak o yüzden dikkatli seyredin filmi.

Konuya kısaca değinirsek, hayatını hırsızla kazanan Harry, tamamen rastlantılar ve yanlış anlamalar sayesinde (ki rastlantı ve yanlış anlama kara mizahın anahtar kelimeleri oluyor) kendini bir film için seçmelerde bulur ve soluğu Hollywood'da alır. Rolüne hazırlanabilmesi için biz özel dedektif olan Gay Parry ile bir süre takılması gerekir. -Parry gerçekten homoseksüel olduğu için ismi Gay Parry dir ve resimdeki öpüşme sahnesinde bağıra bağıra güldüm -

Perry ve Harry'nin ilk geceleri tahmin ettikleri gibi sıradan geçmeyecektir ve kendilerini bir anda bir cinayetin (aslında iki, ya da üç) ve komplonun tam ortasında bulacaklardır. Bir yandan da kaderin bir cilvesi olarak kadın karakter de olaya dahil olur. Yani aşk eksik edilmemiş filmde, tabii filmin havasına uygun olarak.

Filmde olaylar ve kişiler mutlaka birbirine bir şekilde bağlı o yüzden sonlara doğru kafa karışıklığına engel olmak için dikkatli seyretmeniz gerekiyor. Zaten filmi anlatan Harry de bunu filmin başında size hatırlatacak. Espriler gerçekten çok yaratıcı, Perry'nin gayliği ile dalga geçerken bile aslında homofobi ile dalga geçiliyor. Olayların saçmalığı, Harry'nin acemiliği size bol kahkaha attıracak emin olun.

Başta belirttiğim gibi Amerikan yaşam tarzı, aksiyon filmleri ile bolca dalga geçilmesi, bunu da aksiyon filmlerinin bir ustasının elinden çıkması, yani aslında kendisiyle de dalga geçmesi gerçekten tatlı olmuş. İnce espriden mümkün olduğunca kaçınıp esprileri sağlı sollu size giydirme riskini alabilmiş, ama bunda da bir o kadar başarılı olmuş, ağzınızda acı bir tat bırakmayacak bir film. Sondaki hastane sahnesinde doruğa çıkan bu tarz gerçekten izlemenize değecek.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Sevdiysen paylaş.