22 Tem 2010

Vavien

Engin Günaydın'ın abartı hareketlerine olan antipatimden ve dizi kadrolarından film çıkarma geyiğini sevmediğimden bu filmi uzun süredir seyretmemiştim. Taylan Biraderler yapımı olan film (ki bu isim de çok özenti Coen Brothers'dan, o konuya da geleceğiz şimdi, az sonra) çok olumlu eleştiriler de aldı. Taylan Biraderlerin kıytırık korku filmlerinden sonra ve yukarıda saydığım sebeplerden ötürü seyretmeme kararı almıştım. Ancak bir çok yerde Coen Brothers filmleriyle karşılaştırıldığını görünce merakımdan oturdum seyrettim. Tabii film hakkındaki yazımın bu konsepte oturması saçma olur ama değinmeden geçmek de olmaz..(az sonra daha gelmedi, birazdan)
Film oyuncaları dizilerden ve reklamlardan aşina olduğumuz iki isim. Engin Günaydın ve Binnur Kaya..Binnur Kaya zaten gözümde hep rolünü layığıyla yapan birisiydi, benim derdim Engin Günaydın'la idi ama beklediğimden çok güzel bir oyunculuk çıkarmış filmde. Binnur Kaya ise filmde gerçekten aşmış kendini. Diğer oyuncuların da doğallığı eklenince sanki bir film izliyor değil de, birilerinin yaşadıklarına tanık oluyormuşsunuz gibi bir hava hakim ve bu konuda bir alkışı hakediyor.

Film'in konusuna gelince, küçük bir kasabada geçen hikayede bir elektrikçi, karısı ve oğlu ile yaşamaktadır. Her bireyin kendi çapında küçük sırları vardır. Baba pavyonlarda gezen , porno arşivi olan "tipik" pis bir profili canlandırırken, kadın ise "tipik" bir ev kadınıdır, onun sırrı ise kocasından gizli, babasının yurtdışından gönderdiği paraları biriktirmesidir. Evin oğlu ise "tipik" ergenlik bunalımları, sevgili heyecanı yaşayan bir gençtir. Tipik kelimesini de özellikle tırnak içine aldım ki bu da "az sonra" değineceğim konuda önemli bir yere sahip. Başka bir "tipik" durum da aile içindeki iletişimin neredeyse hiç olmaması.

Aslında herkesin birbirinden sakladığı sandığı şeylerden diğerlerinin de haberi olduğunu da göreceğiz film boyunca ve belki bu sıradanlığın içinde adamın yapacağı vahşi planın da belki sıradan olabileceğini bilmek de korkutacak bizi. İşte tam bu noktada bir düğüm noktası var. (az sonraya şimdi geldi işte)
Coen Kardeşleri bilirseniz, ( Fargo , Big Lebowski, No Country For Old Man, Burn After Reading...vb) filmlerinde yarattıkları anti kahraman tipler, sıradan bir film kahramanının yanında daha savsak, dağınık ve olaylara yön veren değil de daha çok olaylara kapılıp yaşayan tipler olarak görürüz. Yaşanılan olaylara baktığımızda gözümüzde canlanan tip o olmadığı gibi, aklımızdaki imajla inatlaşan, sorun çıkaran bir tiptir o genelde. Vahşi bir cinayeti çözmeye çalışan hamile ve sıradan bir polis olabileceği gibi, etrafında bir sürü olay olmasına rağmen sadece çalınan halısını umutsuzca arayan bir hippie de olabilir. Aşırı titiz ve kibar bir seri katil bile görebilirsiniz Coen filmlerinde. Sıradan olanın, "tipler" olması yaşanılan olağanüstü olaylara ayrı bir tat katar.

Vavien filminde ise her karakter tam olarak olması gerektiği gibi işlenmiş. Diyologlar neredeyse hiç bir Türk filminde görmediğim kadar gerçekçi. Bu bağlamda bir benzerlik bulamasak da Coen kardeşler ile, olayların işlenişi olarak sağlam bir göndermeyi yadsımak da imkansız. Tekdüzeliğin içinden çıkan sıradışı durumlar, bir türlü işlemeyen ve gittikçe sarpa saran bir plan, beklenmedik anda rastlanan büyük tesadüfler "hakkaten lan var bir benzerlik" demeye itiyor bizi.
Ama itiraf etmek gerekir ki , bu ilişkiyi kurabilmek için ekibin adının "Taylan Biraderler" olması zorunluymuş, yoksa ben de dahil bu filmden Coen kardeşlere ulaşıp böyle ivil ivil yorum döşeyemezdi film hakkında yazan hiç kimse.
Sonuç olarak, "bakın biz Coen kardeşler gibiyiz, onlar gibi film çekiyoruz, ismimiz de benzer" bayağılığına rağmen, nesnelerle yapılan ince göndermeleri beceremiyoruz ( kar ve kan gibi, oksijen, hayat ve ölüm gibi) ama filmin adını imalı koyup gözünüze sokmakta sakınca görmüyoruz mesajına rağmen, filmin sonunda tıkandık ama çözümsüzlük de bir çözümdür (ki bence çok hoş olmuş) veryansına rağmen gerçekten çok başarılı bir film olmuş. Çin malı güzel oyuncaklar gibi bir tadı var filmin. Mutlaka seyredin derim.


3 yorum :

  1. Neredeyse son iki yıldır doğru dürüst filmde izlemediğimi anlıyorum. Kitap okumayı tercih ettiğimden bir yanım açık eriyor sanırım. Alakasız bile olsa yerli malında hep eksiklik hissediyorum ben hep bir olmamışlık. filmi bildiğimden değil genel ön yargı

    YanıtlaSil
  2. bu güzel ama bence seyret

    YanıtlaSil
  3. İzledim.

    İzlerken (bahsetmediğin için bende çok anlatıp izlemek isteyenlerin hevesini kırmayayım) çuval sahnesinde ne ola ki bu dedim sonra yani süper taktik. Diyologları sahici buldum bende. izlenmeli imiş vaktinde de. Sıkılmadım bilakis keyifliydi de. Teşekkür eder işimin başına giderim :))))

    YanıtlaSil

Sevdiysen paylaş.