1 May 2010

Yaptım Oldu- Knowing

Bir sinema blogu değil blogum, öyle olsaydı bütün filmleri izler hepsi hakkında ayrıntılı yazılar yazardım. Ama ben sadece beğendiğim için izlediğim filmleri yazmaya karar verdim, yani yazmak için seyretmeyecektim, seyrettiğim için yazacaktım. Bu yüzden kendi zevkime, (ya da öngörüme) ait filmler oluyor buraya son derece yüzeysel karaladıklarım. Tabii böyle olunca arada her insan gibi kötü film seyredebiliyorum. Knowing sanırım uzun süre izlediğim kötü filmler kategorisinde birinciliği elinde tutacak gibi.
Şimdi efendim filmin konusuna gelirsek; 50 Sene öncesinde başlıyor film. Minik bir kız çocuğu var , bu kız pek normal değil, tıp dilinde kızın durumuna "kafayı kırmış" deniyor. Okulda bir etkinlik düzenleniyor, bütün çocuklar kendi kafasınca 50 sene sonrayı resmedecek güya, bu resimler de okulun girişine bir kutu içinde gömülüp, 50 sene sonra açılıp o zamanki öğrencilere dağıtılacak. Ama bizim minik delimiz kağıda bir sürü rakamlar sayılar karalıyor. Hoca çemkiriyor buna ama gene de kağıdı koyuyorlar kutuya. Sonra zaten kız iflah olmuyor, yaraya bereye veriyor kendini.
Neyse , 50 yıl geçtikten sonra kutu açılıyor ve içindeki resimler o zamanki öğrencilere dağıtılıyor. Bu manyak kızın karaladıkları da , Bizim Nicolas Cage'in oğlana düşüyor. Eheheh yapıp eve götürüyorlar kağıdı.
Nicolas yıllar önce bir uçak kazasında karısını kaybetmiş, çocuğu ile baş başa kalmış, bir sürü hayırlı talip çıkmasına rağmen, önce çocuğun eğitimi diyerek kendisini oğluna adamış bir babadır. Akşamları viski eşliğinde demlenmekte, melankolik takılmaktadır. Ruh hali pek önemli değil filmde. Gene o gece , viskisini yudumlarken, 50 yıl önceki kağıttaki rakamların pek de öyle rastgele olmadığını fark eder.
Fark eder deyip de geçemeyeceğim, burada bir parantez açmam gerekecek. ( <--aha açtım parantezi, sanırım bu fark etme sahnesi , sinema tarihine en dandik, en zorlama, en saçma fark etme sahnesi olarak adını altın harflerle yazdıracaktır. Bakın kapatıyorum, düzenli birisiyim -->)
Neyse, kör-topal fark ettikten sonra , bu rakamların büyük felaketlerin olduğu zamanları ve bu felaketlerdeki ölü sayısı olduğuna emin olur, ve bunları yazan kızı aramaya başlar . Elbette ki kız ölmüştür ama bir çocuğu ve bir de torunu vardır. Onları bulur. İşte tam onları bulduğu yerde ben uyuya kalmışım , ne oluyor ne bitiyor sonrasında bilemeyeceğim. Tahminimce kıyamete doğru gidiyor film ama emin de değilim. Çok bile yazdım bu film için.


8 yorum :

  1. o kadar güzel yazmışsın ki, devamını hiç merak bile etmiyorum vallahda billahada :)

    YanıtlaSil
  2. He he he...

    okudum bekliyorum sonunda ne oluyor diye aaa ne olsun uyumuşsun sonu belirsiz kaldı biz nasıl öğreneceğiz şimdi düzenli biri :D

    YanıtlaSil
  3. Sakın bu filmi izlemek gibi bir hata yapmayın. Recep ivedik bile daha iyi.

    YanıtlaSil
  4. benim yorum neden yayınlanmıyor ?

    YanıtlaSil
  5. 2 saatlik acının özeti : Dünyanın sonu gelince uzaylılar seçilmişleri alıp zittirip gidiyolar. The end

    YanıtlaSil
  6. 2 saatlik acının özeti : dünyanın sonu gelince uzaylılar seçilmişleri alıp zittirip gidiyolar (ama heyecan olsun diye son dakkada alıyolar) :) The end

    YanıtlaSil
  7. sakın seyremeyin

    YanıtlaSil
  8. Sağol adsız, sayende filmin sonunu öğrenmiş olduk..

    YanıtlaSil

Sevdiysen paylaş.